29 Ocak 2009 Perşembe

Pilates gunleri..

Dun pilates yaptik.

Hemen bu cumleden sonra sanmayin ki zayiflamaya calisiyorum. Cok merak ettim pilateste pilates dediler durdular, ben de ne mevzuymus anlamak istedim.
Benim yerime gececek olan Bulgar-Turk arkadas dedi "ben yapiyorum, sana gosterem", benim gozlerim felfecir okudu tabi. Dedi ki "benim bu kivrimlari bu sayede kazandim, bir ara 55 kiloydum 2 hafta sonrasinda farkini anlayabiliyordum, simdi 49 kiloyum" dedi. "Yok artik" dedim "helal bisigmis" dedim.

Gectik odaya giyindik rahatlarimizi. "Ilk once, pilates zayiflamaktan ote sekil kazandiriyor" dedi, "ben de zaten daha fazla zayiflarsam sokaga cikmaya utanirim" dedim. O da onayladi. Basladi sekilleri gostermeye. Oyle egil boyle kalk, soyle yat, surani ger, burani uzat, surandan cek, burandan nefes al, surasini kas filan derken biz bir saat filan kasildik durduk. "Amaan" dedim bu mu lan pilates pilates. "Oyle deme ama yarin farkedersin" dedi, "ben simdiden hissedebiliyorum" dedi, he dedim he hepte hissedilir zate. "Ben" dedim, "yillarca surekli olmaksizin aklima estikce geceleri yatmadan 50 adet yarim mekik cektim, ahanda bak karnim nasil da kasli" dedim, "hani" dedi, "iste" dedim, "oha harbiden" dedi, "olsun sen su an gobegim olduguna bakma" dedim, "La o da gobek mi" dedi, dedim "ya ne peki", "bisig olmaz ondan" diyip pek diger herkesler gibi agzinin ucuyla guldu bana. Ben de yine kendimi herzaman bu anlarda oldugu gibi hissettim.

Off harbiden kasiyormus agritiyormus geriyormus. Hakki varmis dinlememisim vah bana vahlar bana. Ama soyle birsey var ki gercekten super birseymis sevdim ben bu isi cok eglenceli. Bakin nasilda sekilliyim su anda, resmen elimle sekiz cizebiliyorum bedenimde, o denli yani.

Hersey bir yana ise yarayabilecegini dusunuyorum. Sekilli olan arkadasimin ve sekillenmeye baslamis benimin fotografini da koyayim da o olsun.

Kendime bol pilatesli, size de bol AKP'siz gunler dilerim..

hani la bisig belli olmuyor diyip artistlik yapmayin..

20 Ocak 2009 Salı

Olm cok guzel yerler lan..

Artik son zamanlar oldugu icin surekli atraksiyon halindeyim. Bu hafta sonu da cuma gecesinden kendimizi yollara vurarak, Kuzey Gallerin sirin bir kasabasi olan Llanberis'in dag eteklerine dogru kurulmus eski bir evden bozma kucuk konaklama mekaninda kaldik. Ingilizler boyle yerleri "hut" olarak adlandiriyorlar.

22 kisiyi agirlayabilen sicak suyu, dusakabini, tuvaletleri, mutfaginda 5-6 adet ocagi, firini ve mikrodalga firini, buzdolabi olan -hepsi birbirinden minyatur- milyonlarca kasik, catal, tabak, bardak bulunan aradiginiz herseye ulasabileceginiz esyalar, sadece tek kisinin sigdigi minicik bir merdivenle yatakodasina cikilabilen bir mekan. Fakat yatakodalarinda yataklar degil duvardan duvara dosenmis sungerler bulunuyor, siz de uyku tulumunuzu atiyorsunuz ustune, eger sicak su torbanizi almadiysaniz kiciniz donarak uyuyorsunuz.
Kendi yiyeceginizi kendiniz getirip mutfaktaki raflara ve buzdolaplarina yerlestiriyorsunuz zira 2 gun boyunca kalacaginiz ve en yakin alisveris merkezi 4 mil(6.437376 km*) uzaginizda oldugu icin olabildigince tedarikli gidiyorsunuz. Hazir corbalar hazir yemekler hazir meyveler hazir etler hazir mideler.. girla gidiyor yani, o kadar hazir ki yemek bile gerekmiyor o kadar yani. Evet!
Ickilerinizi kesinlikle eskik etmiyorsunuz zira baskalari gurul gurul gotururken siz ancak sutlu cay iciyor oluyorsunuz. Muhakkak yaninizda abur cubur goturuyorsunuz zira sonradan feci lazim oluyor. Ozellikle bol bol cuklat aliyorsunuz ki enerji depolasin ;)
Bu sefer ki ziyaretimizin amaci Ingiltere'nin ve Galler'in en yuksek dagi olan Snowdonia'ya tirmanmakti. Snowdonia kucuk bir dag aslinda Turkiyedekilere kiyaslayacak olursak. 3,560 ft (1085m) yuksekliginde kafasi surekli bulutlu olan bir dag.
Cumartesi gununun sabahi saat 10'da tamamen hazirlanip koyulduk yollara. Havanin soguklugunun derecesini henuz algilayamadigimiz icin giydiklerimiz inanilmaz bunaltici ve sicak geliyordu. Ilerleyen saatlerde harcadigimiz enerji dagin eteklerinden yukari dogru ciktikca iyice vucudumuzda kendini gostermeye baslamisti ki, saatte ortalama 50mil (80.4672 km*) hizla surekli bizi yalayip gecen ruzgar dagin doruklarina gore siddetini koruyacagini gosteriyordu. Evet bir kac kez uctum ruzgardan itiraf edebilirim ama hala yasiyorum :D Patikalar insanlar tarafindan olusturuldugu icin en fazla 2 kisi yan yana yuruyebiliyorsunuz ki ben de akillilik edip kocaa Charles' i almistim yanima. Yine yeniden Turkiye'nin ne de boktan bir ulke oldugundan bahsettik hehu. Dolayisiyla Charles'in koca bedeni ruzgardan cok fazla etkilenmemi sagladi yoluma sapasaglam devam edebildim boylece. 47 kiloyum diyorum guluyorlar la. Ama o gun bi 54 kilo vardim sanirim :D neyseymis..
2,5 saatlik ruzgar tipi ve bulutlarla olan kavgamizdan sonraya zirveye varmanin hazzindan birbirimizi goremez hala gelmistik. Hakkaten goremiyorduk ama, cunku herkesin kafasi onunde sapkalarinin berelerinin icinde gizlenmis sekildeydi. Zirveye vardigimizda yemekliklerimizi cikartip yemeye calistik ama pek mumkun olmadi(**)Parmak uclarinizi hissedemezken pek birsey yapabilmeniz mummkun olamiyor cunku. Zira ben iki adet eldiven kullaniyordum ama yine de kar etmedi.. Ben salak oldugum icin sicak icecegimi barakada unuttum dolayisiyla onnun bunun cocuklarinin iceceklerine dadanamazdim o yuzden sopsogucacik suyumdan iceyim bari dedim. oh afiyet oldu. Yine de ikram edenler oldu sagolsunlar Rosicigim kiyamadi :s
Herseyi cok cabuk halletmemis gerekigi icin elimizden geldigince yapacagimizi yaptik toparlandik ve inis yolumuza koyulduk. Donerken de elbetteki sert ruzgarlar yakamizi birakmadan ilerliyordu. Patiklarin birinde hala daha buz kalintilari kaldigi icin Charles bana yardim edebilmek adina arkama gecip cantamdan tutmaya basladi. Ben kayarsam tutacak. Seferi tamamlayip geri dondumuzde bir ara arkamda cantama asili halde kalip, kendi etrafinda donmeye baslamis anten kaymis buzdan, ben de mal, hic farketmemisim yola devam.. Adam pek guldurdu beni yorgun argin..
O gece saat 2,5-3 civarlarinda kaldigimiz yerde esen ruzgarin saatte 95mil(152.88768km*) oldugunu saptamislar. Ne kadar kaslarim kalkik sekilde dinlediysem de inanirim cunku bir ara ruzgar sesine uyandigimi hatirliyorum..
Donerken bastiran muhtesem yagmur, dusa oyle girilmez boyle girilir dedi resmen, barakaya vardigimizda sapir supur sular damliyordu uzerimizden. Fakat donerken muhtesem bir sey oldu. Barakaya varmamiza 400m kala -yokus yukari inanilmaz zor oluyor yagmurda yurumek- biz sadece 3 kisi kalmistik geride; Ben, Rosi ve Charles. Etrafima bakmayi birakin onume bile zor bakiyordum o yagmurda ki birden bire yanimda bir arazi araci durdu. Arkasi pickup olanlardan ici kopek doluydu, on tarafinda Rosi'yi bana isarete ederken gordum. Ciftciymis aracin sahibi sagolsun, Rosi de arkadasim minicik bisig zaten onu da alabilir miyiz diyince durmuslar yanimda. e Charles da kafasini onune egip yoluna devam ediyordu ki adam; "isterseniz bir sorun on tarafa oturak isterse buyursun" dedi, ulan dedik atla olum on tarafa -on taraf dedigim de motor kapaginin ustu-Biz tabi kkopmaya basladik Rosi'yle. Bir kac hafta once izledigimiz Death Proof gelmsiti aklimiza. Gulmekten adama zor tesekkur ettik bizi varacagimiz yere biraktiginda.

Barakaya girdigimizde Charles'la goz goze gelince koptuk, "Death Proof" dedik ucumuz bir agizdan. Barakaya onceden varmis ve isinmaktan mayismis tiplerin bizi anlamasini beklemiyorduk zaten. Butun gece nasil death proofculuk oynadigini anlatti adam ya. Kiskanmadim desem yalan olur, uzulurum.

Kendime geldigimde solunum yollarimi usuttugumu anladim, harika bir sanci gogus kafesime surekli basinc yapiyordu. Elbetteki aldigim derin nefesler, icemedigim sicak icecek ve onun yerine ictigim soguk su tahris etmisti solunum yollarimi. 1-2 saatlik dinlenme uykusu, sicak su torbasi ve sedergine yardimiyla kendime geldim. Ustune ictigim sicacik corba ve sicak limonlu cayla artik hersey yolundaydi. Rahatca oyun oynayabilirdim artik :G

Kissadan hisse diyesim geldi ama o kadar uzun yazmisim ki ben bile ilk gordugumde okumak istemem bu yaziyi hehe.
Kissadan hisse bir eldiven, bir sicak icecek ve gerekli ekipman boyle bir durumda bir hayat kurtarir..
Ertesi gunu baska zamana..
Darisi basiniza..

*Anglo Saxson olcu birimlerinden hoslanmayanlara.
** Zirve fotograf makineme zarar verecek kadar tehlikeli durumdaydi zaten bulut icerisinde oldugumuz icin hicbirsey gorunmuyordu..
fazladan yildiz Charles mor montlu eleman..

15 Ocak 2009 Perşembe

Hafta sonu..

Aile saadetine bak yareppim..
Gectigimiz hafta sonu Newcastle ve Gateshead arasinda surttum durdum.

Buyukanne ve dedeyi ziyaret ettik yeniden. Aslinda bizimkiler dedeyle Newcastle-Westham (2-2) maca gittiler, biz de butun gun buyukanneyle gezdik, alisveris yaptik, takildik ve muhabbet ettik. O kadar kibar ki karsisinda konusurken kirilicam zannediyorum. Turkiye'den gelirken buyukanne icin patik getirmistim, hastasi oldu, pek sevindi fakat terlik (sleepers) demekten vazgecmedi.. Buyukanne Newcastle'in kuzeyinde dogdugu icin heryeri avcunun ici gibi biliyormus megersem. Once bizi Kuzey'in Melegi (Angel of the North) gorkemiyle basbasa biraktilar. 98 yilinda yapimi heykel, 20 metrelik boyu 54 metrelik kanat genisligi ve 200 ton agirligiyla yilda 33 milyon kisiye kucak aciyormus. Neredeyse bir jumbo jet buyuklugunde olan heykel Newcatle-Gateshead yolu uzerinde hergecenin gozune takiliyor.
Sonrasinda hepberaber Newcastle stadyumuna giderek bizimkileri nasil heyecan sardigini izledik. Onlari futbol sevgisiyle basbasa birakirken biz de Tyne Nehri kenarindaki yolculuguma baslamistik. Hem modern hem de eski yapilari hala daha barindirabilen Gateshead, cok atraksiyona sahip bir yer olmasa da barindirdigi mimari yapiyla akillara muhtesem anilar yerlestiriyordu.


Nehrin uzerinde toplam 7 adet birbirinden farkli kopru var. Herbirinin mimarisi yapilis amaci ve zamanlari birbirlerinden farkli. Bu kopruler Newcastle'i ve Gateshead'i birbirine bagliyor.

Ben agzim acik bir sekilde sehri izlemeye devam ederken hic aciktigimi filan farketmedigim icin, bisigler yemeyi onerdiginde gercekten agzimin bile kurudugunu hissedebiliyordum. Naptik, gittik supsuper bir kafeye ve Ingiltere'de yedigim en guzel seylerden biri olan "Cream Tea" sefasini tattik. Hea nedir!? Bizim pogacalarin tatlandirilmis olanini dusunun, ortadan ikiye ayiriyorsunuz, arasina once tereyagi suruyorsunuz ustune kaymak suruyorsunuz onun ustune de recel suruyorsunuz ve agzinizi kocaman acip bir lokmada yutuyorsunuz. Ohh afiyet oluyor resmen. Ama fazla yiyince iciniz bayiliyor, o yuzden yaninda sizin icin ozel gelen minik porselen caydanlik icindeki cayi, uzerine bir Ingiliz edasiyla eklediginiz sut ile beraber icmek suretiyle kendinize geliyorsunuz. Gercek guzel ama.. ! Bakiniz hayvan nasil da bitirmis..

Ardindan kalktik, once bir fotograf galerisini (Iran ile ilgili herhangi bir sey moda oldugu icin bu zamanlarda, Iran'li genc kizlarin yasamini hikaye eden bir sergiye konukluk etmis olduk) ardindan da bir sanat galerisini gezdik. Sanat galerisi (Baltic), koprulerden birinin tam ucunda bulundugu icin butun kopruleri ve sehrin sahibesini en ust kattan gorebiliyorsunuz. Serginin bas figuranlarindan biri modern sanatci Yoko Ono (John Lennon'un esi muzisyen, artist olarak taniniyor), bize modern sanattan anlamadigimizi ya da modern sanatin anlatmak istedigi pek bir sey olmadigini gosterdi. Zira bakiniz fotolara iste..
Kacarcasina uzaklastik.. Ki yanimdaki hanimefendi yeterince yorulmus ve artik oturup kahve icmek istiyordu. Girdik kolkola adimlarimizi fiti fiti atarken Newcastle'in konser merkezinde bizimkileri bekleyip kahvelerimizi yudumlamaya karar verdik. Efendim cus oha yuh diyip saskinligimi belirtmek istiyorum. Bize de yapsalar boyle birsey diyorum. Abartiyorum belki ama ben pegendim arkadasim. Sade, modern ve sehvetli. Bir de siyah gri demir renkler birazcik icine cekti beni ondan.. Kahvesi pek guzel degildi oysaki..

Cumartesi gunumuzu bu sekilde yitirip, pazar gunu miskinligini de yapmadan gecemedik. Birisi 80 digeri 75 yasindaki citirlarimizla Pictionary -ki favori oyunlarimdan biri-, domino oynadik. Harita uzerinde Turkiye'nin konumunu tartistik. Ben yine muhtesem Turkiye temsilciligimi gostermis oldum :D Birsuru sorular sordular herseyi devlete baglayarak cok kotu cevaplar verdim.. Bahcede gordugumuz kakim(!hayatimda ilk kez gordum bu hayvani Turkcesi kakimmis) hakkinda arastirmalar yaptik internetten, tartistik, konustuk ve bilgi edindik..
Pazar gununu de evde tuketmemek adina bir ara disari ciktik ve magazalari dolastik, ve yeniden hayatimdaki en komik makarnalari bu magzalardan birinde gordum. Ahanda..
Aksam olunca da eve donduk ve temizlenip uyuduk.


Neler ogrendik?

  • Newcastle ve Gateshead otantik mekanlarmis.
  • Newcastle aslinda Newcastle upon Tyne'mis.
  • Kuzey pekte sogukmus.
  • Dunyanin en cok gorus alan heykeli Kuzey'in Melegi imis.
  • Yoko Ono sanat yoksunuymus ya da biz de kimmisiz ki.
  • Kakim bir hayvanmis Gelincik ise sadece kislari bembeyaz olan bir hayvanmis yoksa bu ikisi arasinda hicbir fark yokmus. Derileriyuzulesice kurk avcilari tarafindan cok fazla rabet goruyorlarmis.

  • Earl Grey bildigimiz super aromali caydan ibaret degilmis. Ingiliz baskanlarindan birinin adindan sonra bu ismi almis. Pek uzun hikayesi var. Bakiniz wiki..

  • Galler dilinde tek bir kelimeye tekabul eden 'Llanfairpwllgwyngyllgogerychwyrndrobwllllantysiliogogogoch' kelimesi -ayrica boyle bir yer var -gozlerimle gormustum- Ingilizce'de yaklasik 20 kelimeye takabul ediyormus, ki anlami burada.
  • 75-80 yasinda da olsan duydugun ve yasattigin sevgiyle hala daha el ele tutusup sokaklarda fink atabiliyormussun.

Hadi saglikli gunler. Gorusuruz..

8 Ocak 2009 Perşembe

Fiti fiti karciklar


Ruzgarin estigi her yere kar yagdi ne guzel. Bizi de es gecmedi. Supsuper yagdi, tadina baktim hala ayni.
Kartopu oynadik oynattik, egledik costuk ama kafama yedigimle kaldim tabii ki. Bebelik gunlerim aklima geldi, "kulak yok! surat yok!" diye bagirir dururduk. Kartopu oynarken hep korktugum sey olmustur kulagima kar kacmasi. Cok korkunc. Ben de o yuzden kendi kendime atladim zipladim.
Gecen sali gecesi Ingiltere'de en son 21 yil once yasanan en soguk geceymis. VE biz bu gecede tamamini soguk burumus bir evde isinmaya calisarak uyuduk. Disari ciktik kar yagiyor disarisi daha sicak yahu icerden. Niyemis? Efenim gaz bitmis, farkedememisiz gazin bittigini. Nasil farkedememisiz? Gazin seviyesini olcen alet bozulmus, daha var gosteriyormus. Ne alet!
Hal boyle olunca biz de yine cagirdik abileri gelip tankimizi doldursunlar diye ama abiler cok yogun olduklarini o gun gelemeyeceklerini soylediler. Ancak ertesi gun gelebildiler. Biz de sobayi yaktik ama sadece tek bir odada. Luks olsun diye somine diyeyim dur.
Tabii sominenin oldugu odanin duvarlar ve camlari eski oldugu icin ne kadar isindi siz tahmin edin. Sominenin oldugu oda dedigim yer de mutfak.
Somine iste somine..
Turkce karakter kullanamayinca ne bicim oldu somine ..
Herneyse iste biz o gece baya bi usuduk, benim odanin ordaki derece 7 dereceyi gosteriyordu..
Bir ara tartilayim dedim 49 kilo geldim lan :s yuh imkansiz diyorum cok mu yedim ki diyorum, tuvalete gideyim sonra tartilirim filan diyorum ama o gun de cok yememistik hea. Mal. Kiyafetlerle tartilmis. :(
Harbi sevinmistim ama.
Alakasiz bir ara oldu burasi da cok usudugumu belirtmeye calistim. Baska yollari da vardir bunun tabii ama neyseymis.
Oyleyken boyle iste. Dun de ben dedim bi disari cikam bahce kapi gezem. Bizim arazideki minik gol donmus, kuzu yazik la. Aman dedim dur bir bakayim eger ustune cikabilirsem bizim bebeleri getirem buraya acuk eglensinler. Pek te sahane buz tutmus yahu ustunde yuru yuru kirilmiyor atladim zipladim tepindim filan yok yani hicbirsey olmadi. Yavas!
Atlayip ziplamadim tabi.
Oyle yurudum dana gibi. Fotograf cektim marifet olsun diye. "Donmus golun uzerinde yurudum ben" diyerek sekil yapayim diye.
Gel gelelim ki sadece bebeler degil bizim 500 kiloluk annemiz de elbetteki onlardan geri kalmayacakti. Domuz yiyici Dusan dahi kendini tehlikeye atarak buz uzerinde yurumeye karar verdi.
Cok tirstim ama ben harbi. Catir cutur etmeye baslayinca ben zaten uzaklastim. Orami burami kircam kaycam duscem ayagim camura batacak bataklikta kaybolucam piranalar yicek minik parmaklarimi fotograf makinemi dusurucem hersey mahvolucak giderayak kendimi oldurucem diye tirstim yoksa tirsmam ben boyle seylerden genelde daha cesurumdur. Yoksa nerden bilcektik o gol donmus oyle.

Neyseymis biz baya bir eglendik oyle 40 dkk filan harcadik orda. Annemiz yanina ip filan aldi ki buz kirilir da dusen olursa atalim da yakalayalim deyu. Bendeki sopa da uzaticam adam kurtaracam, ey yavrum!.
Derken biz geyik yapmaya basladik ben youtube 500milyona cok yakin hissediyordum kendimi ki buzlar feci halde kitirdamaya basladilar, ben de kameraya donmeye karar verdim. Dusan atlayip ziplamaya basladi biz de kahkahalarla guluyorduk pek sahane espirilerine. Bebelerde aha burasi kirilmaz aha burasi kirilir aha burdan kurt cikar ha burdan yilan atlar derken uzaklastilar bizden. Biz de sallamadik bunlari baktik ki gayet saglam duruyor. Ben golun kenarindayim tabii, buzun uzerinden aldim kendimi, vidyo cekiyorumya hesapta. Sen gulersin ben gulerim sen dusersin ben dusmem derken bebelerin attiklari cigliklari duyarken gorunmeyen suratlarinin aldigi sekli tahmin edebiliyordum.
Cok adi bir sey salise icerisinde ne yapacagina karar vermek zorunda kalmak. Topuklarim kicima degerek kosmaya basladim kenardan kenardan.
Bizim mallardan buyuk bas olani artislik yaparken kendini buzun icine gomulu bulunca annenin verdigi taktikleri uygulayarak kendini disari atmayi basarmis. Olduklari yere varmamiz 7 saniyemi filan aldi ama ben butun gundur kosuyormus gibi hissettim kendimi sonradan.
Bisig olmamis 3,5 attigi icin kicini yirtincaya kadar bagirmis sadece. Beline kadar suyun icine batmis. Battigi gibi kendini kurtarmis.
Eve dondugumuzde muhtesem sicak cukulata bizleri bekliyordu. Ama nasil bekliyordu ben yaptim da bekliyordu. Bekledigi filan yoktu yani. Zaten sevmiyorum ben sicak cuklat. Cuklati erit ver, he temem, o zaman dusunecek ve uygulayacak cok sey olur.
Hadi iyi gunler.
Hayat, evren ve hersey icin!

1 Ocak 2009 Perşembe

Hosgeldin dunyama yeni yil

Beter ol yeni yil diyesim geldi. Ama neye gore kime gore tabi.
Hayir bu sefer cok icmedim. Ustelik nerdeyse hic icmedim. Onceki senelerde surekli elimde gorunen bira siseleri yoktu artik. O yuzden super uyuz gecirdim bu yilbasi partisini. Topu topu 16 kisi 11 adet sampanya sisesi ve 4 adet sarap bitirdik. Arada icilen biralari saymiyorum. Sayamadim cunku.
Dolayisiyla saat 1 de herkesin gozu dusuyordu mal gibi yiyip icmekten.
Saat 10 da annecigimi aradim tam da zamaninda dusurebildigim icin sansli saydim kendimi. Ayni zamanda dogum gunu pastasiyla babamin da iceri girmesiyle pek konusamadi annem sumukleri yuzunden ama yine de ne kadar mutlu oldugunu anlayabildim. Zaten kimse inanmiyor bana bu yasta oldugunu soyledigimde..

Sevdicegimle konustum oynadiklari sessiz sinemayla Nesecigim'i sinirlendirmisler (camura yatmis, caktirmayin sevdicegim oyle dedi). Ordan da bonusu kaptiktan sonra yemegimizi yemeye devam ettik, danalar gibi yedik. Inekler gibi ictik.


He bir ara muzikli sandalye kapmaca oynadik, ben yendim ! hehu
Ama herkesin keyfi Rosi'nin gununu saat 11den itibaren yatakta gecirmesi yuzunden kaciverdi. Kadin yeniyila yatakta kusarak girdi. Biz inek gibi ictik ya, o okuz gibi icti o yuzden. He noldu biz de biraz geyik yapip biraz bilardo oynayip kendimizi eglendirdik. Gecenin ilerleyen saatlerine dogru sicak basinca cikarttim hantallari. Fiti fiti dolasmaya karar verdim. Fotograf cekip simardik filan.

Sabah, yani bana sabah olan saat 3 te uyandim ben. Daha dogrusu yataktan o saatte kalktim hic cikasim gelmedi. Oyle uyuz bir sekilde takilmak istedim fakat daha fazlasina sidik torbam musade etmedi.

Annem geldi yine aklima sabah uyandirdiginda zorla yataktan kaldirmak icin sidik torbamin uzerine bastirir annem.
-aa bak ne cok cisin gelmis hadi kalk cabuk kalk.
- :s
Millet ogle yemegini hazirlarken ben kahvalti yapiyordum ama ogle yemegini de yedim tabii ki. Mupmuhtesem bir vejateryan dolmasi yedim. Hastayim cok guzel oluyor sebze yemekleri, seviyorum sayiyorum.
Pek cok yazinin basinda ya da sonunda oldugu gibi; bir seneyi de boyle atlattik sevgili okurlar.

Hepinize saglikli yeni yil dilekleri.
Gorusuruz.
1.Lee ve ben yemek yapmak. -en azindan yapmaya calismak-
2.Icilen sampanya siselerini marifetmis gibi sergilemek.
3.Topluca poz vermek. -tiplere bak allam-
4.Oyunu kazanmak.
5.Aniden cekilen foto musabakasinda en normal secilen tip olmak. Hayatin anlamini anlatiyordum orda..

29 Aralık 2008 Pazartesi

myshoesforbush

Kandanadam dedi ki "siz belki görmediniz, belki gözünüzden kaçtı.. Son zamanlarda gördüğüm en yaratıcı blog olaraktan dosyaya kaydedildi. Gönderin. Büyüsün." ben de ona katildigimi belirtmek istedim buyrun benimkiler de yolda..

Boyle Pazartesi mi olur?

En son Eylul ayinda ziyaret ettigimiz St.Paul Katedralinden sonra beni yeterince etkileyen baska bir ataraksiyonu da bugun gerceklestirmis olduk.
St.Paul'un beni etkilemesinin sebebi ise, altin galeri ve fisilti galerisi olarak iki bolume ayirilan basamak butunlemesinin yaklasik 800 basamaklik merdiven tirmanisindan sonra ayaklarinizin altina butun gorkemini seren Londra'nin ne denli huzursuz oldugunu gorebilmemdi. -adina soylenecek cok sey var-
Bugunki etkilesimimiz ise, ulusal ormanin tam gobeginde yer alan, Conkers olarak adlandirilan dogal hayati koruma adina olusturulmus bir ic ve dis mekan eglence-egitim merkezi. Bizde de cocuk sayisi gelen misafirle 3'e cikinca zamani degerlendirmek adina boyle bir yeri secmis bulunduk. Tabi mekan sadece cocuklar icin degil, bizim gibi yasini basini almis insan evlatlari icin de cocukluk cagina donebilmemizi saglayan oyuncaklardan olusuyordu. Sadece cocuklar gibi sen olan cocuklar degildi yani anlayacaginiz.
Hayatimda ilk kez ren geyigini burda gormus oldum mesela hahu pek de fantastikmis boynuzlari. Hayvanat bahcesinde filan gordum mu diye dusundum ama hic hatirlamiyorum bu boynuzlari.
Harcadigimiz vakit o kadar hizli gecti ki komandolarin egitim zimbirtilarini aratmayacak derecede ustunden altindan ziplayip hoplayip sicradigimiz oyun alanlari her birimiz icin bahis mekanina donmustu.
Yaparsin yapamazsin, ha atladin ha ziplayamadin derken aksam olmus acikmisiz.

Bahsettiklerim biliyor Ingilizlerin ne derece harikulade yemek zevkleri oldugunu, fakat bu sefer ki bambaska tapilacak derecedeydi. Saskinliktan fotograf cekmeyi dahi unuttum.

Masalarin uzerine oturulmayacak derecede copluge donmustu her taraf. Insanlar yediklerini oldugu gibi birakmis, yas ortalamasinin en fazla 17 oldugu calisanlar artik herseyden bikmis sekilde servis bile yapamadan suratsiz sekilde dolaniyorlardi. Sordugumuz her seye "sef biraz once tukendigini soyledi" cevabini verince birseyler siparis etmekten vazgectim ben, ki o hali gordukten sonra o mutfaktan cikacak hicbirseyi yiyemezdim. Mandalina ve elma dunyanin en guzel ogle yemegiydi o sirada.Lanet olasi Ingiliz mutfagi!! Patates-balik kizartmasi ve hamburgerden baska birseyden anlamayan saskaloz zihniyet kiniyorum sizi yine yeniden..

Bir de sekil yapip istah arttirmaya calisiyorlar. Bu da patates puresinin kizarmis hali..
Neyse anlattiklarim gunu ne kadar eglenerek gecirdigimi ne sekilde dogadan ve bilimden etkilendigimi aktaramamis olsa da yine de iyiydi iste.
Boylece supsuper gunu kocaman sismis bir migde ile bitirmis bulunmaktayim. Ictigim kirmizi sarabim da yanima kiyak.

Kirmizi mi beyaz mi desinler, yapistiririm kirmizi. Afiyettir candir kandir.

Iyi aksamlar.

*Minik kus Robin Ingiltere'depek meshur kendileri pek sevimli bir kus poz verdi ablasina uy uy yiring.

Bu da izlemek isterseniz Conkers youtube vidyosu.

27 Aralık 2008 Cumartesi

Beautiful frock

Finansal krizin canim Ingiltere'yi vurusunu medya sayesinde yeterince duymuslugunuz var zaten, ben de daha fazla bahsedip ne derece etkilendigimizi belli etmek istemiyorum.
Sadece, mecburi yapmak zorunda oldugum alisveris icin, bugun girip ciktigim magzalardan bahsedecegim azcik.
Yasadigim yerde kocaman bir alisveris merkezimiz var, buyuk markalarin magzalarini icinde barindirdigi. Para harcamak istiyorsaniz ideal bir mekan yani. Benim de cok parami kazanmisliklari var ehu..
1,5 yildir burda yasiyorum ve geldigimden beri gordugum en canavarimsi piyasa, bugun gordugum piyasaydi. Indirimler sacma denecek dereceye gelmislerdi. Artik kandirildigimizdan mi yoksa cuzdandan cikan paranin miktarindan mi bu denli gozumuzu alisveris sevdasi burumustu bilemiyorum ama bildigim bir sey var ki bugun gordugum fiyatlari Turkiye fiyatlariyla karsilastirdigimda komik sonuclar cikiyordu ortaya. Insanlar kirismis oncesi indirimden nasiplerini aldiklari yetmezmiscesine bir de sonrasinda yapilan indirimlerden de elbetteki yararlanmak istiyorlardi fakat bu denli kalabalik icinde gercekten ne alacagini bilmeyen, sadece ucuzlugu yuzunden birseyler almak isteyen insanlar fena halde gina getirdiler.
Bu sefer ne alacagimi biliyordum ya o yuzden hersey cok daha basitti benim icin tabii. Gel gor ki, onca %50, %75 lik indirimlerin icinde ve komik rakamlarda alinacak pek cok seyin icinde bir sey begenmek biraz uzun surdu.
Daha onceden gorupte kicimla guldugum hatunlardan hicbir farkim kalmamisti. Hayatimda daha once alisveris magzasinda sepet almamistim elime. Cok komik lan :D Icinde sirayla deneyecegim elbiseleri doldurmusum filan tingir mingir yuruyorum bir elim hala daha baskaliklar ararken. Hakkat cilgin isi ama bu.
Turkiye'ye gelirken partilerde giyilebilecek ne var ne yok herseyi evde biraktigim icin dimdizlak kaldim ortada ki geri gelirken yanimda yeni yil partisinde giyerim diyerekten getirdigim seyler, bizim hanimin olayi daha bir abiyelige dokmek istemesiyle ortada oylece kalaklmama sebep oldu.
Ben de hem Cumartesi oldugunu bile bile hem de kirismis sonrasi oldugunu bile bile ciktim sokaklara.
Neyse ki sonunda buldum tatli bir sey. Koyayim bura gorunuz yeni yildan sonra da giyilmis halini gorursunuz.
Elbiseyi begendim begenmesne fakat aklima ayakkabi meselesi takildi. Ona da bir bakayim dedim hazir inmisken. Ulan saka gibi fiyatlara ayakkabi alamadim. Icimde kaldi nolmus..
Benim ayak numaram bu Ingiliz karilarinin ki gibi olmadigindan ne 4 numara yani 36 ne de 5(37)numara oldu. Olmuyor iste zorla mi. Ayakalar alismis surekli duz ve spor ayakkabi giymeye. 4 u giyiyorum minicik oluyor adim atamiyorum, 5 i giyiyorum arkasindaki bosluk komik duruyor, e topuklu ayakkabi, ayaklarin one dogru kaykilma payi var, ben de naptim salladim ayakkabi mevzusunu cizmelerimi giyecegim bu guzelim elbisenin altina :D
hehu
Farkli olsun degisik olsun elbisenin seklini degistirmis olayim dedim.

Asil onemli olan nokta ise bu elbisenin fiyatinin komik bir miktarda olmasi. Ilk gordugumde etiketinin uzerinde 12£ yaziyordu. Sonra kasaya gidip odeme yaptigimda elbise 11.74 e geldi :D agzimi bukerek guldum bu ise. Turkiye'de bu fiyata bu sekiled bir elbise bulamayacak olmanin tatminkarligini yasayarak ayrildim kendinden gecmis kadinlarin olusturdugu kalabalik sahalardan.

Gorusuruz..

26 Aralık 2008 Cuma

Yar bana bir eglence..

Mesela hemen baslayayim simdi. Dun malumunuz kirismis heyecaniyla doldu icimiz. Bizim bebeler sominenin onune Santa'ya mektup yazip koydular filan bir tabak icerisinde kurabiye ve havuc. Sabah kalktigimizda havucun yarisini geyikler ve kurabiyenin yarisini da Santa yemis (hayvan bari hepsini yeseydin dedim sadece ben icimden). Bir de tesekkur etmis e bizim bebeler mesuttu tabii ne de olsa adam ziyaret etmisti bizi yazidigi tesekkurun etrafina da kalp isareti bile cizmis.
Modern Santa bu :D
Bir onceki aksaminda, gelisim serefine supsuper yemek yedik. Gayet huzurla hazirlanmis sofra ic aciciydi gercekten yeterince acikmistim. Gorduklerinde bogazima yapisan veletlerin beni bu kadar ozleyecegini hic bilmezdim :D

Kirismisi beraber gecirecegimiz icin inanilmaz heyecanliydilar. Kirismis sabahai saat 5 te uyanmislar. O gunun sabahinda cok yorgun oldugum icin biraz gec uyandim dolayisiyla beni beklemisler tum hediyeleri acmak icin (ne ayip la bana).

Herkes isiltili agacimizin etrafina toplandiginda gozlerimizde kocaman piriltilar olusmustu hehe. Ben de en az bizim keretalar kadar sevincliydim gercekten. Herkes birer birer hediye paketlerini yirtmaya basladi. Arada ben de yeterince nasibimi almistim hehe. Pijamalar olayin buyuk sirri bu arada(geyik adet). Yataktan kalktigin gibi agac basina kosuyorsun gozunu acamadan paket acmaya basliyorsun ehu :D

Benim en simarik hediyem kafamdaki noel baba sapkasiydi. Benim getirdigim pismaniyeler heyecan verici hediyeler arasinda yer aldi tabii bunu da pas gecemeyecegim, afiyetle yesinler aclar :} Malesef bu yil kirmizi don hediyem olmadi :D Bu da Turk geyigi nolmus yani.. Annem hep alir bana. neyseymis ..

Sabah bir yandan yoresel kahvalti yaparken bir yandan da aksam yemegi icin hazirlik yapmaya baslayan Rosi, bana gunun anlam ve onemiyle ilgili bilgiler veriyordu. Kirismista yenilen geleneksel kahvalti ise yumurta ve somon baligini pure haline getirerek mikro dalga firinda 1-2 dakika pisirerek tost ekmeginin uzerine koyup yemek. Ne kahvalti ama!!

Kahvaltidan sonra kafamiza taktigimiz kirmizi kukuletalarimizla 6 kilometrelik bir bisiklet gezisi bizi bekliyordu. Bunun geleneksellikle hic bir ilgisi yok, maksat kendimizi eglendirmek. Oyle bir eglendik oyle bir eglendikki saat 10 oldugunda hepimizin gozleri kapaniyordu. Aksam yemeginin agirligi bunyemizi zaten hizlica sarmisti. Kirismis tatlisina agzimi surmedim zira kendisi uzumden olustugu icin katlanilmaz bir tad yaratiyor ben de sosuna gomuldum hehe. Bir de uzerine boyle alkol dokup yakmadi mi o kirismis tatlisini ben orda iptal oldum zaten :s

Haburada da yemekten bir kuple.
Hepberaber izlemeye calistigimiz filmlerle gunu sonlandirip yataklarimiza daldik kocaman kucaklarla.
Sonuc itibariyle hep beraber gecirdigimiz icin kirismisi pek mutluyduk :}

Bugun de aslinda Boxing Day olarak adlandirdiklari bir gun. Ilk duydugumda sacma bir sekilde boks ile bir baglanti kurmaya calismistim dogal olarak fakat, alakasi yoktu tabi. Eski zamanlarda insanlar kirismislarini yapar, hindileri yer ertesi gun yani bugun de hediyelerini acarlarmis. Kutu kutu pense oldugu icin de Boxing Day denmis. Fakat zamanla bu gelenek sabirsizliga donuserek kirismis gunune kadar dusmus. Fotografta yanimda duran Slovakya insani ise Slovakya'da iyice isin bokunun cikarildigini soyleyerek kirismistan bir gun once acilgidini soyledi. Bunlar iyice sabirsizmis canim.
Bugunumuzu yeterince ruhsuz geciriyoruz nerde o eski gunler diyerek bugunun yarattigi boslugu degelendirmeye calisiyoruz.

Son kirismisimizi da atlattiktan sonra geriye kalan "son"lara dogru kucak aciyoruz.

Saglicakla kalin.

Yine yeniden!

Selamlar :}

Uzun zamandan sonra(!) yeniden yazmak biraz garip bir hissiyat depoluyor bunyeme ama bundan sonra canim cektikce yazmayi planliyorum. E bir degisiklik olsun.

Aradan gecen onca zaman pek cok sey yasandi, bitti. Yenilikler gorduk, eskilikleri tazeledik ve en onemlisi de milyonlarca hasret gidermecelik oynadik.

Kendi blogum disinda normalde takip ettigim bloglari takip etmeyi hic birakmadim tabii ki. Ekimden bu yana pek cok zaman gecmis, oncesinde de yasanmisliklari aktarmak cok uzun zamanlara geri donup olanlari yeniden hatirlayip yazmak gereksiz zaman yormacasi yapar. Dolayisiyla bundan sonrada artik zamanla gunun ilginc gelismelerini -varsa tabii- ya da ilerde hatirlama konusunda zorluk cekecegim yasanmisliklari yeniden hatirima getirmek icin minik bir kaynak olacak bana sevgili blog. Sifremi yeniden unutmazsam ulasabilirim tabii.

Simdilik kisa bir giris yazisi olsun bu yeterince ruhsuz olarak. Yeni yazida gorusebilmek dilegiyle esen kalmanizi isterim.